Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

flower3.gif (9114 bytes) dunya2.jpg (4450 bytes)    ozsivasamblem.jpg (6096 bytes) T629449A-1.gif (2199 bytes)  turkey.gif (8638 bytes)

anasayfa 

Felsefe Ana Sayfası   bilgi felsefesi    bilim felsefesi    varlık felsefesi    ahlak felsefesi    siyaset felsefesi    sanat felsefesi    din felsefesi

BİLGİ FELSEFESİ

Bilginin ne olduğunu ve nasıl elde edildiğini konu olarak alır. Temel kavramları suje-obje, bilgi aktıları bilginin içeriği, kaynağı değeri ve sınırı, bilginin değerine ve kaynağına ilişkin sonuçları da içerir.

A. BİLGİ KURAMI:

Bilginin doğruluğu, kaynağı ve sınırları problemlerini ele alır.

B. BİLGİ KURAMININ TEMEL PROBLEMLERİ

1. Doğru Bilginin İmkansızlığı Problemi

Doğru bilginin imkansızlığını benimseyen filozoflara SEPTİK (Şüpheci), bu düşünce akımına ise SEPTİSİZM (Şüphecilik) denir. DOĞMATİZM (Genel geçerli, kesin bilgilere ulaşılabilir, gürüşünü kabul eden düşünce akımını)'e karşıdır. Bu görüşü savunan felsefe okulları ve temsilcileri şunlardır.

- Sofistler: Protagoras ve Gorgias

- İlkçağ Septisizmi: Pyrrhon ve Timon

- Akademi Şüpheciliği: Arkasilaos, Karneades

- İskenderiye Ekolü: Ainesidemos (sansualist) - Sekstos Emprikos

- Elea Ekolü: Parmenides, Zenon, Demokritos

- Rönesans Sonrası: Hume, Descartes (Metodik şüphe)

-Gazzali:(Metoduk şüphe)

2. Doğru Bilginin İmkanı Problemi:

Doğru bilginin mümkün olduğunu kabul eden düşünürlerin yaklaşımına doğmatizm, bu düşünürlere de doğmatik denir.

Düşünce tarihi boyunca Rasyonalizm, Empirizm, Kritisizm, Entüisyonizm, Pozitivizm, Analitik felsefe, Pragmatizm, Fenomenoloji gibi düşünce akımları doğru bilginin imkanını doğmatik bir yaklaşımla açıklamıştır.

C. BAŞLICA FELSEFİ SİSTEMLER

1. Sansualizm: Bilgilerimizin kaynağının duyular olduğunu söyler. Temsilcileri, Epikürcüler, Hobbes ve Condillac'dır.

2. Rasyonalizm: Bilginin kaynağı olarak insan zihnini kabul eder. Temsilcileri, Sokrates, Platon, Aristoteles, Farabi, Descartes, Leibniz, Hegel'dir.

a) Sokrates: Sofistlerin felsefesinden yetişen Sokrates, insan bilgisinin doğuştan geldiği düşüncesindedir. Doğuştan gelen bilgiyi akıl yardımı ile edinebiliriz. Bundan dolayı filozoflar "bilgi doğurtan ebelerdir". Matematik bilmeyen köleye konuşma esasına dayanan diyalektik sanatını kullanarak geometri problemini çözdürür. (M. Ö. 469-399)

b) Platon (Eflatun) M.Ö. 429-347): Platonun düşüncesine göre iki evren vardır. Birincisi idealar (gerçekler) evreni, ikinciside görünüşler evreni. Asıl bilgi idealar evreninin bilgisidir Bu evrenin bilgisine akıl yardımıyla ulaşabiliriz. Platon'a göre bilmek ideaları hatırlamaktır.

c) Aristoteles (Aristo, M.Ö. 384-322): Felsefi görüşlerini idealar bilgisine değil, mantığa dayandırmıştır. Ona göre bireysel olanın bilgisi genel olandan çıkabilir. Bu tümdengelim esasına dayanan bir çıkarsamadır.

d) Farabi (870-950): Platon'dan etkilenmiş fakat Aristoteles geleneğine bağlı kalmıştır. Üç tür bilgi olduğunu öne sürer.

1. İlk bilgiler: Doğruluğu herkesçe kabul edilir, diğer bilgileri elde etmek için kullanılır.

2. Duyulara ve Mantıksal çıkarımlara dayalı bilgiler: Doğruluğundan kesin olarak emin olunamaz.

3. Tasdiki Bilgiler: Doğrulukları deneyle kanıtlanmış, akla dayalı bilgiler, temel bilgilerdir.

e) Descartes (1596-1650): Yeniçağda Rasyonalizmin kurucusudur. Dekart aynı zamanda ünlü bir matematikçidir. Matematik metoduyla açık, seçik ve apaçık bilgilere ulaşabileceğini savunmuştur. Ona göre bu hakikate ulaşmak için akıl bir aracıdır. Şüphe, düşünmenin, düşünmede var olmanın delilidir. Ve şöyle der; "Düşünüyorum öyleyse varım!"

f) Hegel (1770-1831): Ona göre, insan düşüncesini ve bilinçsiz doğayı idare eden kanun akıl'dır. Düşünmek ise, araştırılan ve bilgisini elde etmek istenen nesnenin özünü bilmek faaliyetidir. Her nesnenin görüntüsünün ardında bir de "ide" (Geist) gizlidir. Düşünmek ve akla tam olarak güvenmek, işte bu nesnenin ardındaki ide'yi (geist) kavramaktır.

g) Leibniz (1646-1716): Ona göre, evrendeki bütün varlıkların temeli, özü monad'dır. Bilgi iki esasa dayanır.

1. Duyularla elde edilen bilgi

2. Akılla elde edilen bilgi

3. Empirizm (Deneycilik):

Bilgilere deneylerle varılabileceğini ileri süren felsefi sisteme Empirizm denir.

a) John Locke (1632-1704): Akılda doğuştan hiçbir şey bulunmadığını ileri sürer. Zihin boş bir levha (tabula rasa)dır. Bütün bilgilerimizin ve fikirlerimizin kaynağı deneydir ya da gözlemdir. Bu gözlem iki şekilde olur.

1. Dışa ait gözlemler (dış deney-duyumlama): Duyu organlarımız aracılığı ile sağlanır.

2. İç deney (düşünme): Duyumlarımız yoluyla elde edilen izlenimlerin izlenerek önermeler biçiminde bilgiye dönüşmesidir.

b) David Hume (1711-1776): Bilgilerimizi algı çeşitlerine dayandıran Hume, onun iki şeklini ayırt eder:

1. Fikirler ya da Düşünceler: Silik ve zayıf olan algılardır.

2. İzlenimler: Duyularla oluşan, şiddetli algılardır.

Ona göre, insan zihni, duyu verilerinden örülmüş bir alışkanlıklar ağıdır.

c) Condillac: Empirizmi duyumculuğa çekmiştir. Bilgilerimizin kaynağının duyu organlırımızın faaliyetine (dış duyuma) bağlanmıştır.

d) Herbert Spencer: Bilginin kaynağı gönüşünde deneyin yanında kalıtımdan gelen unsurlarında rolü olduğunu söylemiştir.

4. Kritiszm (Tenkitçi):

Septisizmle, doğmatizmi uzlaştırmaya çalışan görüştür. Temsilcisi Immanuel Kant'tır.

Ona göre insan bilgisi deney ile başlar fakat deneyden doğmaz. Deney bilgilerimizin sadece hammaddesini oluşturur. İnsan bu hammaddeleri zihindeki akıl kalıplarına uygulamak suretiyle esas bilgiyi elde eder. Kant, zihinde var olduğunu kabul ettiği akıl kalıplarına Kategori adını vermektedir. Ona göre a priori (Deneyden önce) olan kategoriler, deneyden gelmeyen bilgi elemanlarıdır.

Bilgilerimiz kesindir, zorunludur ve genel geçerlidir. Ancak, bütün insanlara göre rölatiftir.

5. Entüisyonizm (Sezgicilik):

Temsilcisi Henri Bergson'dur. Ona göre zeka hayatı kavrayamaz. Zekanın kavrayamacağı bu hayat hamlesini ancak sezgi kavrayabilir. Sezgi hayatın bilgisini kavrar ve bilir.

6. Pozitivizm (Olguculuk):

Auguste Comte'un kurduğu bir görüştür. O pozitivist düşünce sistemi, ölçülebilen, görülüp anlaşılabilen verilere dayanır. Metafizikle uğraşmanın zamanı geçmiştir. Bunun yerine pozitif bilimlerle uğraşmayı üstün tutmalıyız.

Ona göre yaşanan çağ pozitif çağdır, bilim çağıdır. İnsanlık bu çağa üç aşamada gelmiştir. Buna Üç Hal Yasası demiştir:

a) Teolojik: Fetişizm, Politeizm, Monoteizm

b) Metafizik: Nesnelerdeki gizli kuvvetler

c) Pozitif: Olayların bilgisine doğa yasalarıyla ulaşılmıştır.

7. Pragmatizm (Uygulayıcı-Faydacı görüş):

Kurucusu Amerakalı Psikolog William James'tir. Pragmatizm bir yaşam felsefesidir. Pragma, iş-eylem anlamına gelmektedir. Ona göre gerçekler, insan yaşamında işe yarayan ve faydalı şeylerdir.

8. Analitik Felsefe (Çözümleyici):

Kurucusu L. Wittgenstein (Vitgenştayn): Ona göre gerçeğin bilgisine çözümlemelerle ulaşılabilir. Felsefenin görevi, dilin mantıksal çözümleriyle uğraşmaktır. Dilin belirlediği sınırın ötesinde kalanlar saçma'dır.

9. Fenomenoloji (Öz Bilimi-Görüngübilim): Edmund Husser'e göre nesnelerin bilgisine ancak öznelerden varılır. Fenomenler (olaylar) bütün yönleriyle anlatıp, açıklanabilmiştir.Örneğin, bilinmeyen fenomenlerin başında insan gelmektedir. Husserl'in ifadesiyle, tüm insanları ortadan kaldırmış olsak ortada görünenden (fenomenden) başka hiçbir bilgi kalmayacaktır.

10. İdealizm (Fikircilik):

Fikrin, bilgimizin konusunu teşkil edeceğini kabul eden felsefi doktrindir. Dış alem, madde, zihnin (Fikrin) bir mahsulüdür. Metafizik dış alemi inkar etmekte, dolayısıyla dış alemi hakiki varlık olarak kabul eden realizm'in zıddıdır. İdealizmin metodu saf ve a priori düşüncedir.

Temsilcileri: Elea'cılar, Platon, Descartes

11. Realizm (Gerçekçilik):

İdealizmin zıddı olan realizm, bilinç dışında nesnel bir dünyanın var olduğunu savunan felsefi düşüncenin adıdır.

12. Rölativizm (Görecilik-İzafilik):

Bilgilerimizin bize, ölçülerimize ve duyularımıza göre izafi olduğunu, bizim mutlak ve gerçek bilgiye ulaşamayacağımızı, ancak fenomenleri ve onlar arasındaki ilişkileri bilebileceğimizi ileri süren felsefi akımdır. Doğmatizme ve rasyonalizme karşıdır. Kristisizmi, septisizmi, pozitivizmi ve fenomenolojiyi içerir.

A. BİLGİNİN TANIMI

BİLGİ, suje (insan) ile obje (nesne) arasındaki karşılıklı ilişkiden çıkan bir sonuçtur.

BİLGİ AKTLARI: İnsan zihninde bilginin oluşmasını sağlayan, suje ile obje arasındaki ilişkiyi kuran bağlara Bilgi Aktları denir. Algılama, düşünme, anlama, açıklama aktları gibi....

MANTIK: Doğru düşünmek ve çıkarımlar yapmak için gerekli kuralları konu alır.

B. BİLGİNİN ÇEŞİTLERİ:

I. Gündelik (Amprik) Bilgi: Duyu organları aracılığı ile basit denemeler sonucu elde edilir. Limon’un ekşi, şekerin tatlı olması gibi...

II. Bilimsel Bilgi: Deney ve gözlemlerle, akla dayanarak elde edilen kesin ve sistemli bilgidir.

a) Formel Bilimler: Matematik ve Mantık

b) Doğa Bilimleri: Fizik, Kimya, Biyoloji

c) İnsan Bilimleri: Sosyoloji, Psikoloji, Antropoloji

III. Teknik Bilgi: Doğal nesneleri, bilimin verileri yardımıyla yaşamda kullandığımız araç ve gereç haline getirmenin bilgisidir. Bilim, Teorik, Teknik pratiktir

IV. Dini Bilgi: Din, Mutlak gerçeği, yani Tanrı (Allah)yı ve bu gerçeklik karşısında insanın ve kainatın durumunu, yerini ve görevini belirleyen bir sistemdir. Kaynağı ilahi olan, peygamberler aracılığı ile bildirilen ve inanç (iman, sezgi) ile elde edilen bir bilgidir.

V. Sanat Bilgisi: Sezgiye dayalı, yaratıcı hayal gücünden kaynaklanan bir bilgi türüdür. Konusu güzel olandır.

VI. Felsefi Bilgi: Evreni ve var olan herşeyi bir bütün olarak kavramak, bölmek ve açıklamak tutkusundan kaynaklanan bir bilgi türüdür.

BİLGİ ÇEŞİTLERİNİN ÖZELLİKLERİ

Bilimsel Bilgi:

1. Objektiftir.

2. Sonuçları kesindir.

3. Akla dayanır

4. Sistemlidir

5. Evrenseldir

6. Deney ve gözlem yöntemi kullanılır.

7. Yığılan - ilerleyen özelliğe sahiptir.

8. Merak-hayret sonucu ortaya çıkar.

9. Nedensellik ilişkisine dayanır.

10. Yasa ve kuramlara ulaşır.

Teknik Bilgi:

1. Objektiftir.

2. Akla dayanır

3. Sistemlidir

4. Evrenseldir

5. İnsana yarar sağlar

6. İnsan yaşamını kolaylaştırır.

7. Yığılan - ilerleyen özelliğe sahiptir.

8. Pratik bir uygulamadır

9. Amacı üretmektir

Gündelik Bilgi:

1. Subjektif (öznel)tir.

2. Sonuçları kesin değildir

3. Duyulara dayanır

4. Sistemsizdir

5. Bireyseldir

6. Yöntemsizdir

Sanat Bilgisi:

1. Subjektiftir.

2. Sonuçları kesin değildir.

3. Akla dayanır

4. Sistemli düzenlidir

5. Evrenseldir

6. Eleştiricidir

7. Merak - hayret sonucu ortaya çıkar

8. Yığılan, ama elerlemeyendir.

Dini Bilgi:

1. Doğmatiktir.

2. Sonuçları kesindir.

3. Vahye dayanır

4. Sistemli düzenlidir

5. Evrenseldir

6. Akıl ötesi aydınlatır

7.Bireyi ve toplumu ilgilendiren kurallara dayanır.

8. İbadet biçimleri ve ahlak kurallarını içerir