Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

flower3.gif (9114 bytes) dunya2.jpg (4450 bytes)    ozsivasamblem.jpg (6096 bytes) T629449A-1.gif (2199 bytes)  turkey.gif (8638 bytes)

anasayfa 

Felsefe Ana Sayfası   bilgi felsefesi    bilim felsefesi    varlık felsefesi    ahlak felsefesi    siyaset felsefesi    sanat felsefesi    din felsefesi

AHLAK FELSEFESİ

I. Ahlak Felsefesinin Konusu:

AHLAK (Moral), birey ve toplum tarafından benimsenmiş insan yaşamına yön veren kurallar topluluğudur. Konusu insanın toplumdaki eylemleridir.

ETHİK: İnsanın bireysel ve Toplumsal yaşamındaki ahlaksal davranışları ile ilgili sorunları inceleyen felsefedir. Yaşanın ahlak üzerinde düşünme, onun kurallarını araştırarak belli sonuçlara (genel yasalara) ulaşma çabasıdır.

AHLAK FELSEFESİ: İnsan eylemlerinin özgürlüğe (isteyerek yapmaya) dayalı olanlarını konusu içine alır ve inceler.

II. AHLAK FELSEFESİNİN TEMEL KAVRAMLARI

İyi: İnsanın yapması gereken davranışlar

Kötü: İnsanın yapmaması gereken davranışlar

Özgürlük: İrade ile iyi ve kötü davranışlardan birisini seçme gücüdür.

Erdem: İyi olana yönelme

Sorumluluk: Erdemli davranışın sonuçlarını benimseyip üstlenmektir.

Vicdan: İnsanı, iyiye yönelten ve kötüye yönelmesini önleyen içsel duygu ve bilinçtir.

Ahlak Yasası: Herkesin davranışını düzenleyen kurallardır.

Ahlaki Karar: İnsanın iyiye yönelerek yasaya uymasıdır.

Ahlaki Eylem: Ahlak yasasına uygun hareket etme halidir.

Derse geç kalan bir öğrencinin öğretmene gerekçeyi belirtirken doğruyu söylemesi iyi, yalan söylemesi kötü, davranıştan birini seçmesi özgürlük, doğruyu söylemesi erdemdir.

III. AHLAK FELSEFESİNİN TEMEL SORULARI:

A. Ahlaki Eylemin Amacı Nedir?

Mutluluk, Haz, Fayda, Ödev

- Demokritos: İnsanın isteklerinin sınırlılığı, ölçülülüğü, eylemlerde uyum ve temizliktir.

- Sokrates: Bilgide temellenen erdem mutluluktur.

- Epiküros: Mutluluk acıdan uzaklaşma ve hazza yaklaşmadır.

- J. S. Mill ve J. Bentham: Mutluluk yarara bağlıdır. (fayda)

- Kant: Ahlaki eylemin amacı mutluluk değil, ahlak yasasına uygun davranmak, olmalıdır. Çünkü, mutluluk subjektif yani özneldir. Ödev ahlakı ise herkes için aynıdır.

B) İnsan Ahlaki Eylemde Bulunurken Özgür müdür?

1. Endeterminist Yaklaşım: Ahlaki eylemde bulunurken insan özgürdür.

- Psikolojik Kanıt: İnsan eylemde bulunurken, bunu özgür yaptığını bir etki altında olmadığını hisseder.

- Sosyolojik Kanıt: Bütün kurallar ve karşılıklı anlaşmalar, insanın özgür bir varlık olduğu varsayımına dayanır.

- Ahlaki Kanıt: İnsanın davranışlarını belirleyen ahlaki kuralların dayanağı insanın karar özgürlüğüdür. Özgür insana emir verilir.

- Hukuki Kanıt: Ceza hukuku, insanın yaptıı bir davranışın sorumluluğunu taşıdığı ilkesinden hareket eder. Özgür insan sorumlu tutulur.

2. Determinist Yaklaşım: ahlaki eylemde insan özgür değildir.

- Psikolojik Kanıt: İnsan bilinç altındaki etkenlerin farkında değildir.

- Sosyolojik Kanıt: Birey davranışta bulunurken, içinde yaşadığı toplumun kurallarını göz önünde bulundurur.

- Ahlaki Kanıt: Ahlaki kurlallar insanın kararlarını etkiler.

- Hukuki Kanıt: Hakuki kurallar eylemlerimizi etkiler.

C. Ahlaki Yargıların Özellikleri Nelerdir?

1. Normatif, yani kural koyucudur.

2. Kişiden, kişiye değişebilir.

3. Toplumdan topluma değişebilir.

4. Yaptırım gücüne sahiptir.

IV. ETİK'İN PROBLEMLERİ VE YAKLAŞIMLAR:

A. Kişi Vicdanı Karşısında Evrensel Ahlak Yasası Var mıdır?

1. Evrensel Ahlak Yasasının Varlığını Reddedenler:

a) Haz Ahlakı (Hedonizm): Kurucusu Aristipos'a göre haz veren şey iyi, vermeyen kötüdür. Haz kendi başına bir amaçtır, ve insan sadece kendi yaşadığı hazzı bilebilir. Başkalarının hazzını geçmiş ve gelecekteki hazları bilemez. Bu nedenle, herkes için geçerli evrensel Ahlak yasası yoktur.

b) Fayda Ahlakı: Bireye yarar sağlayan davranış iyi, sağlamayan kötüdür. Ve yararlı olan insana göre değişir.

c) Bencillik (Egoizm): Kendine düşkün kendi çıkarını düşünmedir. Özel anlamı ise, insanın yalnız kendisine uygun olanı, iyinin ölçütü sayan öğretir.

d) Anarşizm: M. Stiner'e göre bütün ahlaksal değerler, bir takım soyutlamalar hayaller ve saplantılardan ibarettir. İyinin de kötünün de tek başına bir anlamı yoktur.

- F. Nietzsche (Niçe): Ahlak değerlerini tümden reddeder. "İnsan üstü" kavramını öne sürer ve bunu insanlığın amacı olarak görür. Ona göre insan doğasına yaraşan güçlü, korkusuz, acımasız olmaktır, yaratıcılığa yönelmelidir. "Güç en yüce erdem, güçsüzlük ise tek kusurdur. İyi olmak değil güçlü olmak gerekir."

- J.P. Sartre (Sartır) (Existansiyalizm- Varoluşculuk): İnsanın kendi var oluşunu ancak özgürce davranarak gerçekleştirebileceğini savunur. Ancak bu özgürlük sınırsız olmayıp, sorumluluk ile belirlenmiştir. Özgürlük kişiye göre değiştiğinden evrensel ahlak yasası yoktur.

2. Evrensel Ahlak Yasasının Varlığını Kabul Edenler:

a) Evrensel Ahlak Yasasını subjektif Temele Dayandıranlar:

Bu düşünceyi savunanlara göre E.A.Y. varlığını insandan, onun öznel dünyasından alır.

- J. Bentham (Utililarizm-Faydacılık): Ona göre insan, doğası gereği hazza yaklaşıp, acıdan uzaklaşmak ister. O halde yararlı olan haz verendir. Burada geçici haz değil, sürekli haz söz konusudur. Sonunda ulaşılan ilke "her eylemde olabildiğince çok insanın, olabildiğince çok yararı göz önüne alınmalıdır."

- J. Stuart Mill: Ona göre iyiyi kötüden ayırt eden fayda, yarar anlayışıdır. Herkes kendi yararı ile başkalarının yararı arasında uyum kurmalıdır. "O halde yalnız tek insan için değil herkes için yararlı (iyi) olanın gerçekleştirilmesi gerekir" ilkesine ulaşılmıştır.

- H. Bergson (Intuisyonizm - Sezgicilik): Ona göre insan iyi ve kötüyü ancak segi ile kavrayabilir. Ulaştığı ilke: "Kendi sezgine uy ki hem kendin için hem de başkası için iyi olanı yapmış olasın."dır. Bir başka deyimle; insan, sezgisine dayanarak hareket ederse iyi olanı yapmış olur, dolayısıyla herkes için iyi gerçekleştirilir.

b) Evrensel Ahlak Yasasının Nesnel (Objektif) Temele Dayandıranlar:

Bunlara göre evrensel ahlak yasası varlığını insanın dışındaki bir temelden alır.

Platon: Platon, her konuda olduğu gibi ahlak görüşünde de ideaları temel almaktadır. "İyi ideasına" uygun olan davranış iyi, uygun olmayan kötüdür. İyi ideasının bilgisine ulaşan biri, ahlak yasasınada ulaşmış demektir. Bu yasa insanın dışındadır, ona neyin yapılıp neyin yapılmayacağını belirtir.

Farabi: Ona göre insan, Tanrı tarafından peygamberler aracılığıyla gönderilen bilgiye uygun davranışlarda bulunmalıdır. Bu bilgiye (kutsal kitaba-Kur'an-a uygun davranış iyi, uygun olmayan davranış kötüdür. Ona göre iyinin bilgisine "Etkin Akıl"a varılarak ulaşılır. Etkin akıl, Tanrı'nın peygamberlerine vahiy gönderdiği akıldır. Etkin akıl'ın belirlediği evresenl ahlak yasasına uymak iyi, uymamak kötüdür.

B. Spinoza: Ona göre evren ve Tanrı aynıdır. Bu nedenle, insan düzenli evren olan Kosmozun doğasına kendini bırakmalıdır. Ona göre kosmoz (Tanrı) mutlak olarak özgürdür. İnsan kosmoz'un bilgisine ulaşarak, ona uygun davranışta bulunmalıdır. Kosmoz'un bilgisine ancak tutkularını kibirliliğini yenip alçak gönüllü olduğu zaman ulaşılabilir. Bu bilgiyi elde eden insan, hem çok güçlü hem de erdemlidir.

Immannuel Kant: Ona göre, Pratik akıl (vicdan) hem evrensel ahlak yasasını belirler, hem de insanı ona uymaya zorlar. "Öyle hareket et ki, senin hareketlerin, aynı zamanda başka insanların hareketleri için ilke veya yasa olsun" Bu yasaya uygun hareket etmek insan için ödevdir.(Ödev Ahlakı) eylemlerimiz ahlak yasasına uygun olmalıdır. İyi, bu yasaya uygun olanıdır.

c) Evrensel Ahlak Yasasını Temellendiren tek Tanrılı Dinler ve Tasavvuf:

Bütün dinlere göre "İnsanı Tanrı yaratmıştır, bu nedenle nasıl davranılacağını da Tanrı belirler." Peygamblerler aracılığı ile ahlak yasası bildirilmiştir. Yaratıcının hoşnutluluğunu kazandıran eylem iyi, hoşnutsuzluğunu doğuran eylem, kötüdür.

- Mevlana'ya göre Tanrı, Evren'i yaratmıştır. Yaratanla yaratılan aynıdır (Vahdet-i vücud). Bu nedenle yaratılanı sevmek, yaratanı sevmek demektir. İyi davranış, sevgi (Aşk) ile belirlenir.

- Yunus Emre'ye göre varlıkları yaratmıştır. yaratanla yaratılan aynıdır. İnsan varlıklara gönül gözü ile bakmalıdır. Gönül gözü ile bakmak, yaratılana sevgiyle yaklaşmak demektir.

Tüm Türk-İslam tasavvuf düşüncesinin temsilcilerinde, evrensel ahlak yasasının Kur'an'daki ayetler ve Peygamberin sözleri (hadis) belirler.

B. Evrensel Ahlak Yasasını Belirleyen Özellikler:

1. Ahlakın objektif özeliği: Her toplumda şeref, adalet, sorumluluk, töre, iffet, namus gibi genel olarak kabul edilen ortak değerlerin yanısıra, toplumsal yaşamı düzenleyen töre ve gelenekler vardır. Toplumsal değer ve kurallara uygun olmayan davranışları, etkiler. Örneğin askerlik ve vergi görevleri gibi.

2. Ahlakın Subjektif Özelliği: İyi ve kötü davranışları insan kendiliğinden vicdanına göre düşünür. İyi olanları yapar, kötü olanları yapmaz. Bir kişiye, zorunlu olmadığımız halde yardım etmemiz gibi...